Yasal Pusula LogoYasal Pusula

WhatsApp Yazışmalarının Ceza Yargılamasında Delil Niteliği

WhatsApp yazışmalarının ceza yargılamasında delil değeri; aidiyet, hukuka uygun elde edilme, telefon incelemesi ve dijital bütünlük açısından incelenmektedir.

Mehmet Erdem VURAL
11 dk okuma süresi
WhatsApp Yazışmalarının Ceza Yargılamasında Delil Niteliği

WhatsApp Yazışmalarının Ceza Yargılamasında Delil Niteliği

WhatsApp yazışmaları; tehdit, hakaret, şantaj, dolandırıcılık, uyuşturucu madde ticareti ve farklı birçok suç bakımından soruşturma ve kovuşturmanın önemli delilleri arasında yer alabilmektedir. Bununla birlikte ceza muhakemesinde bir mesajın suçla ilişkili olması, o mesajın kendiliğinden hukuka uygun ve mahkûmiyete yeterli delil hâline gelmesini sağlamaz.

Ceza yargılamasında özellikle üç soru önem taşır: Mesaj kime aittir? Mesaj hangi yöntemle elde edilmiştir? Mesajın içeriği ve bütünlüğü güvenilir biçimde ortaya konulmuş mudur?

Ceza Muhakemesinde WhatsApp Yazışmalarının Delil Olarak Kullanılması

Hukuka uygun her türlü delille ispat ilkesi

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 217. maddesi uyarınca hâkim kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Aynı maddede yüklenen suçun hukuka uygun şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebileceği kabul edilmiştir.[1]

Dolayısıyla WhatsApp yazışmalarının ceza muhakemesinde kullanılmasını engelleyen kategorik bir yasak yoktur. Mesaj içeriği suçun işlendiğini veya işlenmediğini göstermeye elverişli ise delil olarak değerlendirilebilir.

Ancak ceza muhakemesindeki serbest delil sistemi, delilin herhangi bir yöntemle elde edilebileceği anlamına gelmez. Anayasa m.38/6 ve CMK m.206 ile m.217 birlikte değerlendirildiğinde hukuka aykırı elde edilen delilin hükme esas alınamayacağı açıktır.[2]

WhatsApp mesajı bazen suçun delili, bazen suçun kendisidir

WhatsApp konuşması bazı soruşturmalarda daha önce meydana gelmiş bir suçun ispat aracı olarak karşımıza çıkarken bazı olaylarda suç oluşturan davranış bizzat mesajın gönderilmesidir.

Örneğin tehdit veya şantaj içerikli bir WhatsApp mesajı, yalnızca başka bir suçun ispat aracı değil, ilgili suç tipinin icra hareketinin kendisi olabilir. Böyle bir durumda mesajın sanığa aidiyeti ve içeriğinin bütünlüğü belirlendikten sonra metin, ilgili maddi ceza hukuku hükümleri bakımından değerlendirilir.

Mesajların Elde Edildiği Kaynak Neden Önemlidir?

Mağdurun kendi telefonundaki mesajı sunması

WhatsApp delilleri bakımından ilk önemli ayrım, mesajın şikâyetçi veya mağdurun kendi cihazında bulunması ile devlet makamlarının şüpheliye/sanığa ait telefona müdahale ederek mesajları elde etmesi arasındadır.

Örneğin tehdit edilen kişinin kendi telefonuna gönderilmiş bir WhatsApp mesajını Cumhuriyet başsavcılığına sunması durumunda, soruşturma makamı şüphelinin cihazına müdahale ederek veri elde etmiş değildir. Mağdur, kendisine gönderilmiş ve zaten erişim yetkisine sahip olduğu iletişimi soruşturma makamına sunmaktadır.

Buna karşılık kolluğun şüpheliye ait telefona el koyarak cihaz içerisindeki WhatsApp mesajlarını incelemesi doğrudan dijital veri üzerinde bir koruma tedbiri uygulanması sonucunu doğurur. Bu durumda CMK'daki usul güvenceleri belirleyici hâle gelir.

Şüphelinin Telefonundaki WhatsApp Mesajlarının İncelenmesi

Yargıtay uygulamasında CMK m.134

CMK m.134 bilgisayarlar, bilgisayar programları ve bilgisayar kütüklerinde arama, kopyalama ve elkoymaya ilişkin koruma tedbirini düzenlemektedir.[3] Yargıtay uygulamasında cep telefonunda bulunan dijital verilerin incelenmesi de bu hüküm çerçevesinde değerlendirilmiştir.

Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 15.05.2024 tarihli E.2023/15758, K.2024/18787 sayılı kararı bu konuda son derece önemlidir. Somut olayda sanığa ait telefon, CMK m.134 uyarınca gerekli karar alınmaksızın “telefon ön inceleme ve muhafaza altına alma tutanağı” adı altında incelenmiş ve WhatsApp mesajları kayıt altına alınmıştır.[4]

Daire, şüphelinin cep telefonunun incelenerek mesaj ve benzeri bilgilerin kayıt altına alınabilmesi için hâkim kararı veya kanundaki usule uygun Cumhuriyet savcısı yazılı emrinin bulunması gerektiğini; şüphelinin rızası bulunsa dahi gerekli usul uygulanmadan elde edilen mesajların hukuka uygun delil sayılamayacağını kabul etmiştir.

Kararın önemi yalnızca WhatsApp bakımından değil, ceza muhakemesinde “rıza” ile koruma tedbirlerinin kanuni şartları arasındaki ilişkinin sınırlarını göstermesi bakımından da büyüktür.

WhatsApp mesajına ulaşmak için rıza her zaman yeterli değildir

Yargıtay 10. Ceza Dairesinin anılan kararında, sanığın telefon incelemesine rıza göstermesi gerekli yargısal veya savcılık kararının yerine geçebilecek bir unsur olarak görülmemiştir.

Bu nedenle soruşturma makamlarının “şüpheli telefonu gönüllü olarak verdi” gerekçesiyle kanunda öngörülen koruma tedbiri usulünü tamamen bertaraf edebileceği yönünde genel bir sonuca varılması mümkün değildir.

Başka Bir Soruşturmada Ele Geçirilen WhatsApp Yazışmaları

Dijital delilin mevcut soruşturmada değil, başka bir soruşturma kapsamında ele geçirilmiş bir cihazdan elde edilmesi ayrıca değerlendirme gerektirir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.12.2023 tarihli E.2022/515, K.2023/661 sayılı kararına konu uyuşmazlıkta, başka bir soruşturma kapsamında el konulan telefonda sanıkla telefon sahibi arasındaki WhatsApp görüşmeleri tespit edilmiş ve söz konusu yazışmalar sanık hakkında yürütülen ceza yargılamasında kullanılmıştır.[5]

Ceza Genel Kurulu, bu mesajların hukuka uygun delil olup olmadığının belirlenebilmesi için telefonun hangi şartlarda ele geçirildiğinin ve dijital materyal üzerindeki arama ve el koyma işlemlerinin hukuka uygun biçimde gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin araştırılması gerektiğini kabul etmiştir.

Bu yaklaşım ceza muhakemesinde önemli bir ilkeye işaret eder: Bir dijital verinin dosyada bulunması, o verinin hukuka uygun delil olduğunu tek başına göstermez. Gerektiğinde delilin elde edildiği ilk işleme kadar gidilerek hukuka uygunluk denetlenmelidir.

WhatsApp Ekran Görüntüsünün Aidiyeti ve Güvenilirliği

Profil adı veya profil fotoğrafı tek başına yeterli değildir

WhatsApp ekran görüntülerinin ceza muhakemesinde değerlendirilmesinde önemli sorunlardan biri de mesajın gerçekten sanık tarafından gönderilip gönderilmediğidir.

Bir telefon numarası cihaz rehberine istenilen isimle kaydedilebilir; profil fotoğrafı ve görünen ad da tek başına kişinin kimliğini kesin biçimde ortaya koymaz. Bu nedenle mesajların sanığa aidiyeti açıkça inkâr edildiğinde yalnızca ekranda görülen kişi adına dayanmak yeterli olmayabilir.

Telefon numarasıyla sanık arasındaki bağlantı, cihazdaki asıl kayıtlar, mesaj içeriğinde bulunan kişisel bilgiler, tarafların önceki ve sonraki iletişimi ve başka maddi deliller birlikte değerlendirilebilir.

Ekran görüntüsü tek başına mahkûmiyet anlamına gelmez

Ceza muhakemesinde bir ekran görüntüsünün mevcut olması ile bu görüntünün mahkûmiyet için yeterli kabul edilmesi farklı meselelerdir.

Mahkemenin CMK m.217 kapsamında delilleri bir bütün olarak değerlendirmesi gerekir. Aidiyeti tartışmalı, konuşma bütününden koparılmış veya kaynağı belirlenemeyen bir ekran görüntüsü ile cihaz üzerinde yapılan adli incelemeyle doğrulanmış, başka delillerle uyumlu bir mesaj kaydı aynı ispat değerine sahip değildir.

Ceza mahkûmiyetinin yalnızca bir ihtimale değil, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin yargılama sonucunda sabit görülmesine dayanması gerekir. CMK m.223/2-e de yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması hâlinde beraat kararı verilmesini öngörmektedir.

6. Mesajların Bütünlüğü ve Dijital Delilin Doğrulanması

Konuşmanın tamamı incelenmelidir

Bir WhatsApp konuşmasının yalnızca belirli cümlelerinin seçilerek sunulması, mesajların gerçek anlamını değiştirebilir. Ceza yargılamasında bu durum özellikle tehdit, hakaret veya kastın belirlenmesini gerektiren suçlarda önemlidir.

Örneğin tek başına değerlendirildiğinde tehdit gibi görünen bir ifade, konuşmanın tamamı incelendiğinde mizahi bir bağlamın veya bambaşka bir olayın parçası olabilir. Bunun tersi de mümkündür.

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 10.03.2026 tarihli E.2024/4819, K.2026/1804 sayılı kararında uyuşmazlık açısından önem taşıyan WhatsApp yazışmalarının tamamının dökümünün yapılmamasını ve yabancı dildeki ilgili dijital içeriklerin tercüme edilmemesini eksik inceleme kapsamında değerlendirmiştir.[6]

Bu yaklaşım, ceza yargılamasında mesajların seçilmiş birkaç satırından ziyade konuşmanın bütününe ulaşılmasının önemini göstermektedir.

Dijital delilde bütünlük ve kaynağın korunması

Dijital veriler klasik belgelerden farklı olarak kolaylıkla çoğaltılabilir ve teknik araçlarla değiştirilebilir. Bu nedenle özellikle kolluk tarafından cihaz incelemesi yapıldığında verinin hangi cihazdan elde edildiği, hangi işlem sonucunda çıkarıldığı, orijinal verinin korunup korunmadığı ve işlemin kayıt altına alınıp alınmadığı önem taşır.

Dijital materyalin adli kopyasının alınması, verinin bütünlüğünün teknik yöntemlerle doğrulanması ve inceleme sürecinin izlenebilir olması yalnızca teknik ayrıntılar değildir; delilin güvenilirliğiyle doğrudan ilgilidir.

Hukuka Aykırı WhatsApp Delillerinin Sonucu

Anayasa m.38/6 uyarınca kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilemez. CMK m.206/2-a da ortaya konulmak istenen delilin kanuna aykırı olarak elde edilmiş olması hâlinde reddedilmesini öngörmektedir; CMK m.217/2 ise suçun ancak hukuka uygun şekilde elde edilmiş delillerle ispat edilebileceğini ifade etmektedir.

Bu nedenle hukuka aykırı şekilde elde edildiği belirlenen WhatsApp mesajının içeriğinin suçun işlendiğini çok güçlü biçimde göstermesi, tek başına hukuka aykırılığı ortadan kaldırmaz.

Yargıtay 10. Ceza Dairesinin E.2023/15758, K.2024/18787 sayılı kararında da CMK m.134'e aykırı telefon incelemesinden elde edilen WhatsApp yazışmaları hükme esas alınmamış; Daire diğer delillerin de mahkûmiyet için yeterli olmadığı sonucuna ulaşmıştır.

Haberleşmenin Gizliliği ile Delil Elde Etme Arasındaki İlişki

WhatsApp mesajları aynı zamanda özel hayatın ve haberleşmenin gizliliğinin konusudur. Anayasa'nın 20. ve 22. maddeleri kişisel verilerin ve haberleşmenin korunmasına ilişkin temel güvenceleri içermektedir.

TCK m.132 ise haberleşmenin gizliliğinin ihlal edilmesi ve haberleşme içeriklerinin hukuka aykırı şekilde ifşa edilmesine ilişkin cezai düzenlemeler getirmektedir.[7]

Bu nedenle üçüncü kişinin WhatsApp hesabına izinsiz erişilmesiyle elde edilen mesaj ile mağdurun kendi telefonuna gönderilmiş tehdit mesajını soruşturma makamına sunması aynı şekilde değerlendirilemez.

Mesajın delil değeri incelenirken hem ceza muhakemesinin delil kuralları hem de mesajın elde edilmesinde kişilerin temel haklarına yapılan müdahalenin hukuki dayanağı dikkate alınmalıdır.

CMK m.134 Hakkındaki 2026 Tarihli Anayasa Mahkemesi Kararı

Dijital deliller bakımından 2026 yılında önemli bir gelişme yaşanmıştır.

Anayasa Mahkemesi, 12.02.2026 tarihli E.2023/128, K.2026/36 sayılı kararıyla CMK m.134'ün birinci ve ikinci fıkralarındaki belirli bölümleri Anayasa'ya aykırı bularak iptal etmiştir.[8]

AYM, bilgisayarlar ve dijital verilerin kişilerin çok geniş bir özel hayat ve kişisel veri alanını barındırdığına dikkat çekmiş; mevcut düzenlemede özellikle dijital verilerin bütünlüğü, saklanması, silinmesi ve kişisel verilerin korunması bakımından yeterli kanuni güvencelerin bulunmadığı sonucuna ulaşmıştır.

İptal kararı 25.05.2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanmış ve iptal hükümlerinin yayımdan itibaren dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir. Bu nedenle iptal edilen bölümler 25.02.2027 tarihinde yürürlükten kalkacaktır.

Dolayısıyla cep telefonu ve diğer dijital materyallerde arama ve veri elde etme rejimi bakımından bu makalenin ilerleyen dönemde yeni mevzuata göre güncellenmesi gerekecektir.

Saklanan Mesajlar ile İletişimin Dinlenmesi Aynı Şey Değildir

WhatsApp delilleri bakımından ayrıca, cihazda daha önce oluşmuş ve saklanan mesajların incelenmesi ile devam eden iletişimin dinlenmesi veya kayda alınması arasında ayrım yapılmalıdır.

Yargıtay 10. Ceza Dairesinin yukarıdaki kararında şüphelinin telefonunda mevcut bulunan WhatsApp mesajlarının incelenmesi CMK m.134 çerçevesinde değerlendirilmiştir. Buna karşılık devam eden telekomünikasyon iletişiminin denetlenmesi farklı şartlara tabi ayrı bir koruma tedbiridir.

Bu ayrım, özellikle dijital delilin hangi hukuki yetkiye dayanılarak elde edildiğinin belirlenmesi bakımından önem taşır.

Sonuç

WhatsApp yazışmaları ceza yargılamasında kullanılabilecek önemli dijital delillerdendir. Ancak mesajların dosyada bulunması veya bir ekran görüntüsünün ibraz edilmesi, bunların otomatik olarak hukuka uygun ve mahkûmiyete yeterli delil sayılması sonucunu doğurmaz.

Ceza mahkemesinin mesajın sanığa aidiyetini, konuşmanın bütünlüğünü, dijital verinin güvenilirliğini, hangi cihazdan ve hangi yöntemle elde edildiğini ve diğer delillerle uyumunu değerlendirmesi gerekir.

Özellikle şüphelinin telefonunun kolluk tarafından incelenmesi söz konusu olduğunda CMK m.134 ve ilgili koruma tedbiri güvenceleri önem kazanmaktadır. Yargıtay 10. Ceza Dairesi, gerekli karar olmaksızın yapılan telefon incelemesinden elde edilen WhatsApp mesajlarını, sanığın rızası bulunsa dahi hukuka uygun delil olarak kabul etmemiştir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu da başka soruşturma kapsamında ele geçirilen dijital verilerin kullanılmasında, verinin ilk elde edildiği işlemin hukuka uygunluğunun araştırılması gerektiğini ortaya koymuştur.

Bu nedenle ceza muhakemesinde WhatsApp yazışmaları bakımından belirleyici soru yalnızca “Mesajda ne yazıyor?” değildir. “Mesaj kime ait, nasıl elde edildi ve bütünlüğü nasıl doğrulandı?” soruları da en az içerik kadar önemlidir.

İlgili Makaleler:

  1. Özel hukuk uyuşmazlıklarında WhatsApp yazışmalarının belge ve delil başlangıcı niteliği farklı kurallara tabidir. Bu konuda bkz. WhatsApp Yazışmalarının Hukuk Yargılamasında Delil Niteliği.

  2. "Ekran Görüntülerinin Delil Niteliği: Aidiyet, Bütünlük ve Manipülasyon Sorunu" konusu için bkz. Ekran Görüntülerinin Delil Niteliği: Aidiyet, Bütünlük ve Manipülasyon Sorunu

Kaynakça

  1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, özellikle m.206, m.217, m.223 ve ilgili hükümler.
  2. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, özellikle m.20, m.22 ve m.38/6.
  3. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m.134. Maddenin bazı bölümleri AYM E.2023/128, K.2026/36 sayılı kararıyla iptal edilmiş olup iptal hükmü 25.02.2027 tarihinde yürürlüğe girecektir.
  4. Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 15.05.2024, E.2023/15758, K.2024/18787. CMK m.134'e uygun karar olmaksızın telefon üzerinde yapılan incelemeyle elde edilen WhatsApp mesajlarının, şüphelinin rızası bulunsa dahi hukuka uygun delil sayılamayacağına ilişkin karar.
  5. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 13.12.2023, E.2022/515, K.2023/661. Başka soruşturma kapsamında ele geçirilen telefondaki WhatsApp yazışmalarının hukuka uygun delil niteliğinin belirlenebilmesi için ilk arama ve elkoyma işlemlerinin hukuka uygunluğunun araştırılmasına ilişkin karar.
  6. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 10.03.2026, E.2024/4819, K.2026/1804. Uyuşmazlıkla ilgili WhatsApp yazışmalarının tamamının incelenmesi ve ilgili yabancı dildeki içeriklerin tercüme edilmesi gereğine ilişkin karar.
  7. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m.132.
  8. Anayasa Mahkemesi, 12.02.2026, E.2023/128, K.2026/36. CMK m.134'ün bazı bölümlerinin iptaline ilişkin norm denetimi kararı.

Etiketler

  • #CMK
  • #Ceza Muhakemesi
  • #Dijital Delil
  • #Elektronik Delil
  • #Haberleşmenin Gizliliği
  • #Hukuka Aykırı Delil
  • #WhatsApp