10. Ceza Dairesi 2023/15758 E. , 2024/18787 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/2478 E., 2023/2635 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi
Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir
olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve
yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde
olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine
yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir
durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle
değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine
karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I.HUKUKİ SÜREÇ
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık
hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf
başvurusuna ilişkin olarak, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g)
bendi uyarınca Dairemizce verilen bozma ilamına uyulmak suretiyle duruşmalı yapılan
inceleme neticesinde sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk
Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci
maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk
cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 10 yıl hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile
cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin
uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun'un 134 üncü maddesi kapsamında şüphelinin cep telefonu incelenip,
telefondan ele geçirilen bilgilerin kayıt altına alınabilmesi için hâkim kararı veya hâkim
onayına sunulmak üzere Cumhuriyet savcısının yazılı emrinin bulunması gerektiği, rızası
bulunsa dahi şüphelinin telefonunun incelenip, telefon içeriğindeki mesaj ve benzeri
bilgilerin kayıt altına alınamayacağı ve bu kurallara uyulmadan elde edilen delillerin hükme
esas alınamayacağı anlaşılmakla;
5271 sayılı Kanun'un 134 üncü maddesi uyarınca hukuka uygun olarak karar veya yazılı
emir alınmaksızın, sanığa ait telefonda bulunan whatsapp mesajlarına ilişkin olarak tanzim
edilen 02.03.2020 tarihli "telefon ön inceleme ve muhafaza altına alma tutanağı"nın,
sanığın telefonunda inceleme
yapılmasına rızası bulunsa dahi hukuka uygun delil niteliğinde olmadığı ve hükme esas
alınamayacağı; tanık sıfatıyla dinlenmemiş olmalarına rağmen anlatımlarının hükme esas
alındığı belirtilen tutanak mümzileri, tanık sıfatıyla dinlenmiş olsalar dahi tutanak içeriğine
göre uyuşturucu madde alışverişinin görülmemiş olduğunun anlaşılmasına göre
anlatımlarının sonuca etkili olmayacağı gözetilerek yapılan incelemede;
Haklarında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlem yapılan ... ve ...
ile aralarında uyuşturucu madde alışverişinin gerçekleştiğine dair görgüye dayalı tespit
bulunmayan ve kendisinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçmeyen
sanığın savunmasının aksine, ...'ın üzerinde yakalanan uyuşturucu maddeyi fiziki takipten
ve yakalamanın gerçekleşmesinden daha önceki bir zaman diliminde sanıktan aldığına
ilişkin soruşturma aşamasındaki soyut beyanı dışında her türlü şüpheden uzak, kesin ve
inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine yazılı şekilde
mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde
görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı
Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle
BOZULMASINA,
Bozma nedenine göre sanığın SALIVERİLMESİNE, başka bir suçtan hükümlü ya da tutuklu
bulunmadığı takdirde salıverilmesinin sağlanması için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına yazı
yazılmasına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi
uyarınca takdîren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.05.2024 tarihinde karar verildi.