2. Hukuk Dairesi "İçtihat Metni"
2025/5186 E. , 2025/7559 K.
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/102 E., 2024/605 K.
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ : Elazığ 3. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2021/38 E., 2022/792 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk
Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı kadın
vekili tarafından kusur belirlemesi ve erkek lehine hükmedilen tazminatlar yönünden temyiz
edilmekle, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön
inceleme sonucunda Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki
belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Davalı-karşı davacı kadın vekilinin "erkek lehine hükmedilen tazminatlara" yönelik temyiz
itirazlarının incelenmesinde;
Davacı-karşı davalı erkek vekilinin 02.10.2024 havale tarihli dilekçesi ile “maddî ve manevî
tazminat taleplerinden feragat” ettiği, bu feragat beyanı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince
06.05.2025 tarihli ek karar ile "davacı-karşı davalı erkeğin maddî ve manevî tazminat
taleplerinin feragat nedeniyle reddine" karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı-
karşı davacı kadın vekilinin erkek lehine hükmedilen tazminatlara ilişkin temyizinin konusu
kalmadığından temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
2.Davalı-karşı davacı kadın vekilinin "kusur belirlemesine" yönelik temyiz itirazlarının
incelenmesine gelince;
Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk
Derece Mahkemesince kadına "tanımadığı bir doktorla iletişim kurmaya çalıştığı, ona kalp
emojisi gönderdiği, bu kişinin dikkatini çekmeye çalıştığı ve bu şekilde güven sarsıcı
davranışta bulunduğu, evi ile ilgilenmediği" vakıaları, erkeğe ise " aşırı kıskançlıkla baskı
uyguladığı, kadına "çirkinsin" diyerek onu beğenmediği, aşağıladığı, kadının kadınlık
gururunu incitici sözler söylediği" vakıaları kusur olarak yüklenerek boşanmaya sebebiyet
veren olaylarda tarafların eşit kusurlu oldukları gerekçesiyle davanın kabulü ile tarafların
boşanmalarına ve fer'ilere karar verilmiş, diğer iddialarının ise ispatlanamadığı, dosyaya
sunulan yazışmaların ekran görüntüsü şeklinde olduğu; sunulan resimlerin de ne şekilde ve
hangi tarihlerde çekildikleri belli olmadığından kusur tespitine esas alınmadığı gerekçede
tartışılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye
Mahkemesince davalı-karşı davacı kadının üç ayrı erkekle güven sarsıcı davranışlarda
bulunduğu ve erkeğin ailesini istemediği, erkeğin ise kadına "çirkinsin" dediği ve kıskançlık
yaptığı şeklindeki kusurlu davranışlarının ispatlandığı dikkate alındığında boşanmaya sebep
olan olaylarda kadının ağır, erkeğin az kusurlu olduğu belirtilerek erkek vekilinin istinaf
başvurusunun kısmen kabulü ile kusur gerekçesinin düzeltilmesine ve İlk Derece
Mahkemesi hükmünün ilgili bölümlerinin kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm
kurulmak suretiyle erkek yararına maddi ve manevi tazminata karar verilmiş, hüküm davalı
-karşı davacı kadın vekili tarafından yukarıda sınırlandırıldığı şekilde temyiz edilmiştir.
Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince davalı-karşı davacı kadına üç ayrı erkekle güven
sarsıcı davranış vakıası kusur olarak yüklenmiş ise de; sosyal medya fenomeni bir kişiye
beğeni anlamında gönderilen emojinin güven sarsıcı davranış olarak nitelendirilmesinin
doğru olmadığı; erkeğin kadının güven sarsıcı davranışlar içerisinde olduğuna yönelik
vakanın ispatı için sunduğu ses kaydının ortam dinlemesi niteliğinde olup hukuka aykırı
yolla elde edilen delil olduğu ve bu nedenle hükme esas alınamayacağı, kadının arama ve
sms kayıtları incelendiğinde güven sarsıcı davranışı destekler nitelikte bir kaydın
bulunmadığı, dosyaya sunulan yazışmalar incelendiğinde ise kim tarafından yazıldığının ve
yazılan numaraların belli olmadığı gibi kadın tarafından da açıkça kabul edilmediği, tanık
beyanları ile de kadının güven sarsıcı davranışının ispatlanamadığı anlaşılmaktadır. Hal
böyle olunca bu vakıanın kadına kusur olarak yüklenmesi doğru olmamıştır. Yapılan
yargılama ve toplanan delillerden; erkeğin kadına aşırı kıskançlıkla psikolojik baskı
uyguladığı, kadınlık gururunu incitici sözler söylediği, çirkinsin diyerek beğenmediği ve
aşağıladığı, kadının ise erkeğin ailesini istemediği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum
karşısında boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin ağır, kadının az kusurlu olduğunun
kabulü gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu kadının ağır, erkeğin az kusurlu olduğunun
kabulü doğru olmamış ve hükmün bozulmasını gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda (2) numaralı paragrafta
açıklanan sebeplerle kusur belirlemesi yönünden davalı -karşı davacı kadın yararına
BOZULMASINA,
2.Davalı-karşı davacı kadın vekilinin erkek yararına hükmedilen tazminatlara yönelik temyiz
itirazlarının ise yukarıda (1) numaralı paragrafta açıklanan sebeplerle incelenmesine yer
olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar
verildi.