T.C.
İSTANBUL
3. İDARE MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/1244
KARAR NO: 2024/791
DAVACI
VEKİLİ
DAVALILAR
VEKİLİ
: 1- HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI
VEKİLİ
2- SULTANBEYLİ VERGİ DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜ
DAVANIN ÖZETİ : Davacı tarafından, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararı gereğince
ödenen 5.000,00 Euro manevi tazminattan 15.223,94 TL kesinti yapıldığından bahisle kesintinin tarafına
iadesi istemiyle Hazine ve Maliye Bakanlığı'na yapmış olduğu 23.07.2022 tarihli başvurunun zımnen
reddine ilişkin işlemin; haksız ve hukuka aykırı olduğu, kesintinin hukuka açıkça aykırı olduğunun Adalet
Bakanlığı'nın ilgili yazısında belirtildiği, taraflarına tebliğ edilen bir ödeme emrinin bulunmadığı ve ödeme
emri düzenlenmeden kesinti yapılamayacağı ileri sürülerek iptali ve 15.223,94 TL'nin yasal faiziyle birlikte
taraflarına ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI SAVUNMASININ ÖZETİ : Dava konusu işlemin hukuka ve
mevzuata uygun olarak hizmet gerekleri doğrultusunda tesis edildiği, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık
bulunmadığı bu nedenle açılan davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
SULTANBEYLİ VERGİ DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜ SAVUNMASININ ÖZETİ: 6183 Sayılı Kanunun
62 ve müteakip maddelerinde haciz müessesesine değinilmiş olup buna göre haciz, borçlunun mal
bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince saptanan borçlu veya üçüncü kişiler elindeki menkul
gayrimenkullerde, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarına tahsil dairesince el konulması
olup, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul 3. İdare Mahkemesi Hakimliğince; her ne kadar davacı vekili tarafından
yargılamanın duruşmalı olarak yapılması talep edilmişse de, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun
17 nci maddesinin (1) numaralı bendinde, Danıştay ile idare ve vergi mahkemelerinde açılan iptal ve
yirmibeşbin (Karar tarihi itibarıyla 270.000,00-TL) lirayı aşan tam yargı davalarında taraflardan birinin
isteği üzerine duruşma yapılacağı, (4) numaralı bendinde ise, 1 ve 2 nci fıkralarda yer alan kayıtlara bağlı
olmaksızın Danıştay, mahkeme ve hakimin kendiliğinden duruşma yapılmasına karar verebileceği
belirtilmiş olup, tek hakim sınırının altında kalan işbu davada duruşıma yapılmasına gerek görülmeyerek
uyuşmazlığın esası hakkında işin gereği düşünüldü:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 1. maddesinde; Devlete, vilayet
hususi idarelerine ve belediyelere ait vergi, resim, harç, ceza tahkik ve takiplerine ait muhakeme masrafı,
vergi cezası, para cezası gibi asli, gecikme zammı, faiz gibi fer'i amme alacakları hakkında bu kanun
hükümlerinin tatbik olunacağı; 55. maddesinde; amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 15 gün içinde
borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir "Ödeme Emri" ile tebliğ olunacağı,
58. maddesinde ise, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen
ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde dava açabileceği
hüküm altına alınmıştır.
Yukarıda aktarılan Kanun hükmünden de anlaşılacağı üzere, ödeme emri, yükümlüler için
kesinleşip zamanında ödenmeyen kamu alacaklarının cebren tahsil ve takibine başlangıç olarak bu alacağı
vadesinde ödenmeyenlere borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunu gösteren bir
belge olup, kamu alacağının kesinleşmesi halinde ilgililerden kamu alacağının tahsilinin ödeme emri ile
istenilmesi yasal zorunluluktur.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararı gereğince
ödenen 5.000,00 Euro manevi tazminattan cezaevi yiyecek bedeline mahsuben 15.223,94 TL kesinti
yapıldığından bahisle kesintinin tarafına iadesi istemiyle Hazine ve Maliye Bakanlığı'na yapmış olduğu
23.07.2022 tarihli başvurunun zımnen reddedildiği, bunun üzerine anılan zımnen ret işleminin iptali ve
15.223,94 TL'nin yasal faiziyle birlikte taraflarına ödenmesine karar verilmesi istemiyle huzurdaki davanın
açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta; dava konusu kesintinin dayanağı olan ödeme emrine karşı Mahkememizde açılan
davada 07.11.2023 tarih ve E:2023/140, K:2023/2475 sayılı kararla "Uyuşmazlığa konu kamu alacağının
yasal dayanağını oluşturan düzenlemeye göre, hükümlünün cezaevinde bulunduğu sürede yiyecek bedelini
ödemeğe mecbur olduğu kural olmakla birlikte, hükümlünün ödeme gücünün bulunmaması halinde bu
bedelin tahsil edilmeyeceği açık olup, bu borcu ödeme gücünün olup olmadığı 2548 sayılı Kanun'un 2.
maddesi uyarınca soruşturulmadan davacıdan yiyecek bedelinin istenilmesinde ve ödenmediğinden bahisle
ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır." şeklindeki gerekçeyle iptal edildiği
görüldüğünden, yapılan 15.223,94 TL kesintinin hukuki bir dayanağının kalmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda; hukuki bir dayanağı kalmayan cezaevi yiyecek bedeline mahsuben yapılan 15.223,94
TL kesinti tutarının davacının başvurusu üzerine davacıya ödenmesi gerekirken başvurunun zımnen
reddedilmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Öte yandan; dava konusu zımni ret işleminin hukuka aykırı olduğu sonucuna varıldığından, söz
konusu kesinti tutarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce davacıya
ödenmesi gerektiği de tabiidir.
Açıklanan nedenlerle;
1-Dava konusu işlemin iptaline, 15.223,94 TL kesinti tutarının dava tarihinden (05.09.2022)
itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine,
2-Aşağıda dökümü yapılan ve davacının adli yardım talebi kabul edildiğinden başlangıçta alınmayan
419,80-TL yargılama giderinin davalı idarelerden tahsili için ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
3-Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 10.500,00-TL
vekalet ücretinin davalı idareler tarafından davacıya ödenmesine,
4-2577 sayılı Kanun'un 45/1. maddesi hükmü uyarınca kesin (istinaf ve temyiz yolu kapalı) olmak
üzere, 29/03/2024 tarihinde karar verildi.